|
Diyarbakır Evleri
Mimarlık Açık Alan Islak Alan Yarı Kapalı (Açık) Alan Kapalı Alan Süsleme Yazı, Yazıt ve Tarihlemeler Kitle Diyarbakır Sur İçi konutları, dış dünyadan soyutlanmış bir avlu odağında onu
çevreleyen kanatlardan oluşur. Bunların sayıları, parsel büyüklüğüne ve elbet
işlevine bağlıdır. Bunları bir cetvelde gösterelim. | | Kanat Sayısı | | Dilimi | 1 | 2 | 3 | 4 | Güneydoğu (33 Yapı) | 2 | 19 | 12 | - | Güneybatı (49 Yapı) | 2 | 14 | 27 | 6 | Kuzeydoğu (54 Yapı) | 2 | 25 | 19 | 8 | Kuzeybatı (33 Yapı) | 4 | 12 | 12 | 4 | Toplam (169 Konut) | 10 | 71 | 70 | 18 | % | 6 | 42 | 41 | 11 |
Güneydoğu diliminde 4 kanatlı, diğer bir anlatımla avluyu 4 yönde saran
yerleşim yoktur. Bunun arsadan, sosyo- ekonomik veya sosyo- kültürel nedenden
kaynaklandığını söylemek erkendir. Şimdilik işin sadece parsel boyutlarıyla
ilgili verileri üstünde duruyoruz. Daha sonra bu açıdan kent irdelenecektir. Güneybatı diliminde 3 kanatlıların kuzeydoğuda da L şeklinde (2 kollu)
olanların sayısı en çoktur. Nedeni yine arsa veya güneş yönüne bağlanmamalıdır.
3 kanatlılar yanında 4 kollular da bir artış içindedir. Sanki en uygun koşullar
bu çeyrekteymiş gibi bir sonuç çıkıyor. Kuzeybatı ise daha ılımlı, dengeli
yürür. Her kolda bir oluşum vardır. Bunların toplamlarına bakılırsa 2 ve 3 kolluların her birinin yarılara
yaklaştığı görülür. Tek kolluların kuşkusuz yeterli bir işlev ve konfor
sağlayacağı söylenemez. Ufak arsalara ancak bu kadarının sığdığı ortadadır.
Öyleyse bunları, sayıca küçük aileler kullanıyordu. Diğer yandan 4 kolluların da
üstesinden geniş bir ailenin gelebileceği ortadadır. Çifter mutfak, yazlık ve
kışlık odalar ile eyvanların sıralandığı alanları doldurmak ve temizlemek sosyo-
ekonomik bir olgudur. Ayrıca 2, 3 ve 4 kollular da haremlik- selâmlık olayı da
yine aynı zenginliğe ve genişliğe dayanır. Tek kollularda oturan ufak ailelerin
bu sosyal etkinliği sürdürme şansı az olmalı. O güçte ise uygun mekânı arayacak,
daha geniş parselleri yeğleyecektir. Tarımla uğraşan, atları, halayıkları,
hizmetlileri olan aileler, elbet buna yeterli servis alanlarını da sağlamak
durumundadırlar. Böylece kendine en uygun, yaraşır ve elverişli parseli, dahası
semti seçmek uzun süreçte kendiliğinden gelişen bir arayıştır. Daha önce, bunun
yönetsel, feodal ve dinsel yönlerini de incelemeye alarak çeyrek dilimlerin
statüsünü daha iyi ortaya koymuştuk. Görüldüğü kadarıyla, parsel büyüklükleri,
ailenin sosyal, kültürel ve ekonomik boyutlarında, doğal ve sorunlu bir süzgeç
görevi yapıyor. Toplumun katmanları, uzun süreçte kendilerine uygun çevreye
yerleşiyorlar. Parsel boyutu ile tek kanatlı konutlar arasında doğrudan bir bağ olup
olmadığına açıklık getirmek için ilkin parsellerin genel durumlarını
inceleyelim. | | En Küçük Parsel m2 | En Büyük Parsel m2 | Orantı Ortalaması | En Düşük Oran | En Büyük Oran | Ortalama | | GD | 100(GD4) | 700 | 3,66 | 1,11 | 4,00 | 2,60 | | GB | 85 | 3700 | 2,44 | 1,56 | 6,00 | 3,82 | | KD | 90 | 1000 | 11,10 | 1,56 | 4,64 | 2,97 | | KB | 100 | 1010 | 10,10 | 1,48 | 5,44 | 3,46 |
4 bölgede en küçük parselin birbirine yakın olarak 85- 100 m2 olup buna ancak
garip bir plânla bir kanat sığmaktadır. Parseli geniş olup tek kanatla yetinen
kişi, kuşkusuz paraca güçlü olanların baskılarına dayanamayacak ve uzun süreçte
konut el değiştirecektir. Bazı parseller, kanat sayısından, zengin avluya
sahipse de bir beşincisi eklenemeyecek durumdadır. Bunların bazılarının 2. bir
konutu haremlik- selâmlığa dönüştürdükleri görülüyor. Bunun akılcı bir çözüm
olduğu ortadadır. Etkin ve zengin olan son sahibi konutu bu şekle dönüştürmüş de
olabilir. Bazılarında farklı tercih dilimlerini görmemiz bu görüşümüzü
destekler. Tarih bölümünde bunların üstünde duracağız. Bodrum Parselin boyutu ve yeri onun üstüne oturacak kitleyi, kanat sayısını
belirlerken bodrumdan başlayarak işlevini de üstlenecektir. Çünkü bodrum, çok
yaygın olarak yaşanan alan değil, yaşam için kullanılan servis alanlarındandır.
Depolanan eşyanın hiç yoksa bir mevsim – sağlığı öne çıkar. Bu nedenle,
derinliği, yönü, arsaya gömülme payı önemlidir. | Dilimi | Doğu | Batı | Kuzey | Güney | | Güneydoğu | 8 | 12 | 8 | 20 | | Güneybatı | 18 | 14 | 10 | 27 | | Kuzeydoğu | 9 | 7 | 15 | 26 | | Kuzeybatı | 6 | 6 | 6 | 13 | Toplam (205 Konut) | 41 | 39 | 39 | 86 | % | 20 | 19 | 19 | 42 |
genelde bodrum avludan en çok 5- 6 taş sırası (en çok 166 cm) yükseltilir.
Böylece içerisinin daha çok ışık alması ve havalandırması sağlanır. Pencere
sayısının, üst kat plânıyla, yığma yapı kulları açısından ilişkisi çoktur.
Bunları “Yapı Sanatı” başlığında inceleyeceğiz. Burada işin sadece yerleşimdeki
boyutunu irdeliyoruz. Yönü, pencere sayısı ve gömülme payı, onun klimal düzeyini
yakından ilgilendirir. Öyleyse yakacak ile yiyeceğe uygun alanlar ortak değil,
ayrılmış olmalıdır. Üstelik kışın oturulan oda için, karşı kanadın bodrumundan
nemli odun getirmenin mantığı yoktur. Nem oranı yüksek alanda, yerden
yükseltilip, peykelerde küp içinde saklanan zahirenin de sağlıklı korunma süreci
önemlidir. O nedenle bodrum yapmanın gerekçesi, bodrum yapmış olmak için değil,
sağlıklı depolamayı sağlamaya yönelik olmalıdır. Bu mantıktan yola çıkarak
kışlık erzağı, nemi az, havadar yaz- kış ve gece- gündüz arasındaki ısı farkı en
aza inen ortamda, yakacağı da nemsiz ve kuru bodrumda depolamak gerekecektir. Bu
öngörülen etkenlerin hiçbiri güney kanat altına yerleştirilen ve kuzeye bakan
bodrumda yoktur. Batı ve doğudakiler de oldukça şanssızdır. En uygunu, kuzey
kanat altında güneye açık olup bol pencereleriyle havalandırılan ve
olabildiğince güneşten yararlananlardır. Konuya böyle bakınca ve bunun da
yeterli olacağı düşünülürse, diğerlerine hiç gerek kalmaz. Oysa uygulamalar işin
başka ağırlıkları olduğuna bizi uyarıyor. Bu noktada aşağıdaki cetveli
inceleyelim. Yukarıda yürüttüğümüz düşüncelerin tersine güney kanat altında olup
kuzeye bakan bodrum sayısı, her çeyrekte, diğer yöndekilerden fazladır. Öyleyse
korkulan bir nem yoktur ve herhalde buna göre, gömme payı aza indirilerek
kotlandırılmışlardır. Bunun yanıtını oda ve eyvana çıkan merdivenin basamak
sayısı belgeliyor. Diyarbakır Sur İçi topografyası ve yer altı su kotudur. Karacadağ lavlarının
Dicle Vadisinde bittiği son düzlüğe yerleşen Amida’da batıdan doğuya, kuzeyden
güneye akıntı vardır. Bunların bileşkesi alınırsa, Su İçinin kuzeybatıdan
güneydoğuya az akıntılı olduğu görülür. Bu nedenle kanalizasyon bu yönde kenti
terkederek Esfel Bahçelerine akar. Yer altı su seviyesi de aynı akıntıyla
ilgilidir. Kuzeybatıda kuyu sayısı ve derinliği, güneydoğudakinden azdır.
Şimdilerde kapatılan Aynı Zeliha kaynağı da güneye uzanıp Mezbaha ve Dabakhane
Camisi altından geçerek Ali Paşa Mahallesinden surları terkederdi. Sonra bu
mezbaha buradan kaldırıldı. Kuzeydoğu dilimi yüksektedir ve o nedenle bodrum
rahat yapılın düşüncesi yerine zemin olabildiğince kuru olduğu için kapalı ve
yarı kapalı alanlar doğrudan, subasması az yükselterek sağlıklı biçimde toprağa
oturtulabilmektedir. Bu durumda bodrumların, salt yakacak ve yiyecek
depolamaktan öteye yer altı su kotuyla da bağlantısı anlaşılıyor. Oturma
alanlarının kuruluğunu sağlamak için bodrum bir araçtır. Yapılmışken yiyecek ve
yakacaklar da depolanmış olur. Bulunduğu yerin yer altı su kotuna göre
bodrumluların gömülme paylarını artık yerel ustalar, yılların verdiği deneyim ve
birikimle çok iyi ayarlayabilmekteydiler. Bu nedenle eskilerde hiçbir bodrumda
su birikmesi olmazdı. Şimdilerde, çarpık kentleşme bu sorunları yaratıyor. Bu
nedenle bodrum yönünün, ilk düşüncemiz tersine güneyde en uygun ve sakıncasız
olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Bazı konutlarda bodruma hemen bir veya 2 basamakla inilmektedir. Çoğu kez
bunları zemin katı olarak kabul edebiliriz. Bazılarında ise 2-3 söve sırasına
kadar inip gerisi iyice gömülüyor ve lentoları döşemeyle birleşiyordu. Bunların
yöne ve çeyrek bölüklere bağlı olmadan, konutun kendi parseli içindeki
kurgusuyla birlikte ele alındığı görülüyor. Bodrum kapıları çoğu kez avlu
köşelerindedir. Pencerelerinin, üst kat, dahası saçak bingi ritmiyle bağı
vardır. Ancak, 2, 3 yapıda bodrumda kuyu gördük. Orada yer altı su kotunun düşük
olduğu anlaşılıyor. Bazılarına gömülmüş küpler, daha serin ve sabit ısıda
saklanacak yiyeceklerin tel dolabı veya buzhane görevi yaptığı anlaşılıyor. Üstü
kapatılıp ağırlık konunca, fare ve kendi endişesi de kalmıyor. Su, kanalizasyon,
havuz, helâ konularında bunun üstünde yine durulacaktır. Zemin Kat Bodrum yapılıp üstüne kat çıkılmayan hiçbir yapı yoktur. Tersine, zemin katı
altına bodrum olmayan veya sadece bir bölümünü kullanan örnekler çoktur. Bu
nedenle, bodrumların ve kanatların doğrudan onu izleyen katlarla bağı vardır. O
nedenle bodrumların hangi yönde olduklarını gösteren tablomuz, zemin katları
içinde yararlı olacaktır. Güney kanat, daima sayıca, her çeyrekte ve toplamda
diğerlerinden fazladır. Ortalamaları %51’i bulur. Doğu kanadın 2,1, batı ve
kuzeydekilerin 2,2 katıdır. Öyleyse Diyarbakır konut mimarlığında yaz etkenleri,
kışa yeğlenmiş ve 2 katı daha önemsenmiştir. Zaten avlulu düzen bunu gösteriyor
ve yorumumuzu pekiştiriyor. Zor, soğuk ve uzun geçen kışlara karşılık, bayıltıcı
sıcakların ve kurak iklimin 2 katı önemsendiği anlaşılıyor. Yaz etkenleri yeğlenince ve kuzeye bakan kanat sayısı 2 katından çok artınca,
bunu oluşturan zemin katı kapalı ve yarı kapalı alanların da ev işleri içinde
gerekli yerini alması gerekir. Bu açıdan aşağıdaki tabloyu izleyelim. | İşlev |
Güneydoğu |
Güneybatı |
Kuzeydoğu |
Kuzeybatı |
Top. | % | | D | B | K | G | D | B | K | G | D | B | K | G | D | B | K | G | | Mutfak | 4 | 6 | 12 | 5 | 12 | 11 | 14 | 4 | 10 | 6 | 19 | 9 | 9 | 7 | 6 | 4 | 138 | 82 | | Kiler | 2 | - | - | 1 | 1 | 1 | 1 | 4 | 3 | 2 | 5 | 6 | 2 | 4 | 3 | 2 | 36 | 21 | | Helâ | 1 | 1 | 3 | 1 | - | - | - | - | 6 | 6 | 3 | 6 | 1 | 3 | 3 | 1 | 35 | 21 | 1 Gözlü
Eyvan | 5 | 4 | 7 | 13 | 10 | 8 | 6 | 22 | 2 | 6 | 8 | 22 | 6 | - | 2 | 13 | 134 | 80 | 2 Gözlü
Eyvan | - | - | - | 3 | - | - | 1 | 16 | 2 | 2 | 1 | 8 | - | 1 | 2 | 11 | 47 | 28 | 3 Gözlü
Eyvan | 1 | 3 | - | 3 | 1 | - | - | 3 | - | - | - | 3 | - | 1 | 2 | 4 | 21 | 12 | | Giriş | 1 | 3 | 4 | - | 7 | 7 | 5 | 5 | 5 | 6 | 8 | 17 | 2 | 2 | 2 | 2 | 76 | 45 | | Sofa | - | - | - | - | 2 | 2 | 3 | 2 | 3 | - | 3 | 3 | 1 | 5 | 4 | - | 28 | 17 | | Aralık | - | - | - | - | - | - | - | 1 | - | - | 3 | 3 | 1 | 1 | 2 | 3 | 14 | 0,8 |
Mutfak sayısı güneydoğu diliminde 27 iken, sırayla 41,44 ve 26 olarak
sürüyor. Kuzeydoğu en çok, güneybatıda 2. sırada ve kuzeybatıda en az olmasının,
herhaliyle parsel- kanat ilişkisinden başka bir açıklaması olmasa gerekir. Ancak
bütün içinde mutfağın 138 sayısını bulması, onun evin işlevi içindeki
ağırlığının bir göstergesidir. Bunu eyvanlar izler. Sayıları toplamı 202 dir.
Böylece her evin bir tane ile yetinmediği görülüyor. Birbirine komşu 4 çeyrek
dilimde, klimal koşulların farklı olacağı düşünülemeyeceğine göre, farkların
coğrafyadan değil parsel boyutlarından kaynaklandığı anlaşılır. Buna bağlı
olarak giriş, giriş aralığı (geçit) veya doğrudan avluya açılış, yakınında olan
helâ, düzenlemedeki yerlerini alıyor. Eyvan gibi sofa da doğrudan avluyla bağlantılıdır ve tek başına bir eleman
değildir. Eyvanlardan daha çok odalara bağımlıdır. Tek başına eyvan vardır.
Ancak sofa bu işlevde değildir. En azından bir yanında, çok büyük çoğunlukla 2
yanında ve bazen arka alana da bağlantılıdır. Sofa, eyvana göre avlu yüzü de kapalı olduğu için kışa elverişlidir ve
böylece güney güneşi görür. Bu durumda sofanın kış birimi olduğu söylenebilir.
Kilerin mutfakla yan yana örneği azdır. Yerleşimin önceliklerinden artakalan
yerlerde değerlendirildiği anlaşılıyor. Bazen parsel derinliğince, oda, eyvan,
sofa arkalarında bile olabiliyor. Gerçekte kış koşullarında ve ulaşım açısından
buraları daha elverişlidir. Helânın, hemen daima, avluyla bağlantılı ve kapıya yakın olduğu görülüyor.
Bunun nedeni hijyeniktir. Sokağa yakın olmakla pis su kanal boyu ve kokusu en
aza iner, hem kuyudan da uzaklaştırılmış olduğu görülür. Ancak bunun elverişsiz
mevsimde, özellikle kış geceleri, ulaşım zorluğu da vardır. Birkaç evde helâlar
için özel bu ayrıntıları görülüyor. Bunları çizimlerimizde gösterdik ve kendi
başlığında inceledik. Aralık sözcüğünden bir geçit koridorunu amaçlıyoruz. Sokak kanadı olan
konutlarda böyle bir alandan avluya geçebilmektedir. Dar alanları genellikle
geçit sözcüğüyle tanımladık. Biraz daha geniş, dahası ufak oda boyutlarında
olanları bile var. Buradan, ahıra, kilere, bağlantılar olabildiği gibi bir
konutta üst kata çıkış merdiveni yer alıyor. Çoğunlukla bu yerleşimde olanlarda
helâ da buradadır. Üst Kat Üst katın elemanları çeşit olarak zemindekinden az olup, oda, sofa ve
eyvanları içerir. Bazen merdivenin sahanlığında helâ da (sokağa vb.) gömük
yerini alır. Bunlarla ilgili çizelgelerimizi inceleyelim. Eyvan, üst katın da vazgeçilmez öğesidir. Yazın uzun sıcak günlerinde ısınan
avludan uzaklaşarak daha esintili olur umuduyla üst kata çıkmak, kaçınılmaz
olurken, faydalanılan alan da arttırılmış olur. Genelde üst eyvan, alttakini
yineler, veya alttaki oda üstünde eyvan vardır. Tersi yığma yapı düzenine fazla
uygun düşmez, ancak yok da değildir. Yerleşim açısından en az görülen yön
batıdır. Bunu doğudaki izler. Her ikisi de güneşi yarım alır. Kışın
oturulmayacağına göre yazın yeterli serinliğin burada sağlanamadığı görülüyor.
Kuşkusuz Diyarbakır’da en arananı güney kanatta olup kuzeye bakanıdır. Yan ve
arka odalarla beslenince, onların daha serin olacağına kuşku yoktur. Genellikle
eyvan, yan odaları varsayımla ortalarda olur. Böylece önünde gezemek vardır.
Devam edip dala ulaşanı, veya bitiminden tahta merdivenle buraya çıkıldığı da
olur. Eyvanın, tek, iki veya üç gözlü oluşunun Diyarbakır’ın çeyrek dilimleriyle
ilgisinden çok, parsel alanı ve buraya yerleşimiyle bağı vardır. Haremlik-
selâmlık olanlarında sayıları artar. Ayrıca selâmlıkta, konuğu yormadan hemen
zemin katında ağırlamak uygun olacağından, buraya yer alırlar ve iki, üç
gözlüleri etki açısından (prestij) yeğlenir. Avludaki havuzla yetinmeyip burada
da görsel ve klimal doyuma gedilir. | Üst Kat |
Güneydoğu |
Güneybatı |
Kuzeydoğu |
Kuzeybatı | | D | B | K | G | D | B | K | G | D | B | K | G | D | B | K | G | 1 Gözlü
Eyvan | 3 | 1 | 4 | 6 | 6 | 3 | 4 | 5 | 3 | 2 | 6 | 14 | 1 | 1 | 1 | 8 | 2 Gözlü
Eyvan | - | - | - | - | - | - | - | 4 | - | - | - | 2 | - | - | - | 2 | 3 Gözlü
Eyvan | - | - | - | - | - | - | - | 1 | - | - | - | 1 | - | - | - | 1 | | Sofa | 1 | - | - | - | 2 | 2 | 1 | 6 | - | - | - | 5 | - | - | - | 1 |
Bir konutta eyvan sayısının ve özellikle 2, 3 gözlülerinin, oturanın
toplumdaki yeriyle bağı açıktır. Kendi kültürel, parasal ve sosyal düzeyine
uygun mekân seçeneğine göre, konukların böyle yerlerde ağırlaması kaçınılmaz
olur. Yalnız, çevre ve böyle bir ortamı yeğlemesi yanında, iç düzenin de
uygunluğu şarttır. Zemin ve üst kat eyvanlarının birbiriyle organik bağı olup olmaması da
önemlidir. Aşağıdaki tablo bu soruya ışık tutuyor. |
Evyan |
Güneydoğu |
Güneybatı |
Kuzeydoğu |
Kuzeybatı | | D | B | K | G | D | B | K | G | D | B | K | G | D | B | K | G |
Tek Gözlü
Alt Kat | 5 | 4 | 7 | 13 | 10 | 8 | 6 | 22 | 2 | 6 | 8 | 22 | 6 | - | 2 | 13 | Tek Gözlü
Üst Kat | 3 | 1 | 4 | 6 | 6 | 3 | 4 | 5 | 3 | 2 | 6 | 14 | 1 | 1 | 1 | 8 | 2 Gözlü
Alt Kat | - | - | - | 3 | 1 | - | 1 | 16 | 2 | 2 | 1 | 8 | - | 1 | 2 | 11 | 2 Gözlü
Üst Kat | - | - | - | 5 | - | - | - | 4 | - | - | - | 1 | - | - | - | 2 | 3 Gözlü
Alt Kat | 1 | 3 | - | 3 | 1 | - | - | 3 | - | - | - | 3 | - | 1 | 2 | 4 | 3 Gözlü
Üst Kat | 3 | - | - | - | - | - | - | 1 | - | - | -1 | - | - | - | 1 | |
4 dilimde de alt kat eyvan sayısının üsttekinden fazla olduğu görülüyor.
Çünkü bunlar, 2 kat yüksekliğinde tek katlı birimlerdir. Üst kat yapılacaksa,
oraya ulaşım zorluğu nedeniyle tavan bu kadar yüksek tutulamayacak, alta odalar,
servis alanları yerleştirilecektir. Bu nedenle alttakiler basık kemerli
oldukları dikkati çeker. Diğer alanlarla düzayak bağlantıları açısından zemin
katlarda eyvan sayısının fazla oluşu çok doğaldır. Yukarıdaki tablo bunu çok iyi
vurguluyor. Burada yapının bulunduğu dilimden çok yapıdaki yeri önemlidir. Üst
kat eyvanlarının yine güney kanadında yoğunlaştığı, kuzeye açılarak görüş açısı
geniş alanlar oluşturulmaktadır. Bir önemli ayrıntı üst eyvanlarda havuzun
olmamasıdır. Safranbolu’daki gibi oda içine alınanlar sadece birkaç ünlü yapının
zemin katı selâmlığındadır. (İskender Paşa Konağı) çünkü hem yapısal hazırlık ve
önlem gerektirmeli hem de suyun bolluğu hesaba katılmalıdır. Diyarbakır’da yer
altı suyu bolken (her evde en az 1 kuyu bulunur) yer üstü suyu sınırlıdır. Sur
içine demir borulu su şebekesi döşenmesi 1930’lardan çok geriye inmez. Ancak
daha sonra değineceğimiz gibi kentte parsel bazında pöhrenkli su alt yapısı
vardı ve havuz suları da buna bağlıydı. Bir iki helâda görülen bu donatısı
haznesine dolduranlarla yetinirler. Behram Paşa Konağında duvardaki su haznesi
veya doğu kanat oda pencere parapetine yerleştirilen tekne (banyosu da vardır)
taşıma su ile doldurulmaktadır. Helâ ve banyo başlığında bu konunun
ayrıntılılarına ineceğiz.
|