Edessa Mozaikleri

Uygarlığın Doğduğu Şehir: Şanlıurfa

Sanat ve Edebiyat

Edessa Mozaikleri

Urfa, M.Ö. 304 yılında Seleukoslar tarafından Yunan şehir sistemine göre eski bir yerleşimin kalıntıları üzerine yeniden kurulmuştur ve Edessa adı verilmiştir.

M.Ö. 132 yılında bölgede egemen olan Süryâniler, Urfa’da Edessa Krallığı’nı kurarak bölgemizin hâkimi olmuşlardır. 376 yıl süren bu yerel krallık, Urfa tarihi açısından büyük bir öneme sahiptir. Çok aktif bir tarih, sanat ve kültür birikimine sahip bu dönem insanının bırakmış olduğu kültür ve medeniyet kalıntıları hakkında günümüze kadar bilimsel çalışmalar yapılagelmiştir. Bu döneme ait kültür kalıntılarından en önemlisi çok renkli ve yerel bir üslûpla yapılan mozaiklerdir. Urfa’da şimdiye kadar belki 30’dan fazla mozaik keşfedilmiş, ancak bunun az bir kısmı kayıtlara geçebilmiştir. Bunlardan bir kısmı bazı meraklı kişilerin kolleksiyonlarını süslerken birkaç tanesi de Urfa ve İstanbul’daki müzelerde muhafaza edilmektedir. Maalesef bu çok kıymetli eserler, yeterince korunamadığından ya gecekondular altında kalmış ya da tahrip edilerek günümüze ulaşmamıştır.

Bu mozaiklerin çoğu bugün Yakubiye Mahallesi denilen tepelik alanda bulunmuştur. Bu tepe o dönemlerde “Şelama oğlu Abgar Mezarlığı” idi. Edessa Krallığı (M.Ö. 132-M.S. 244) ve Roma döneminde, bu mezarlığa zengin ve soylu ailelerden ölenler gömülüyor ve genellikle mezar odasının tabanına ölenleri ve yakınlarını gösterir çok renkli ve muhteşem mozaikler yapılıyordu. Bu mozaiklerde bazen krallar da sadece portreleriyle (Örneğin Abgar Mozaiği) anılıyordu. Bu dönemde Urfa’da birçok mozaik sanatçısının bulunduğu tahmin edilmektedir.

Edessa mozaiklerinden kayıtlara geçen ve bizim bulduklarımızla toplam 12 mozaiğin incelendiği bu yazımızda, mozaiklerin genel görünümleri, şahısların Klasik Süryânice (Estrangela) harflerle yazılı isimleri ve varsa tarihleri verilmiştir. Mozaiklerde tarih olarak verilen rakamlar Seleukos (Yunan) takvimine göredir. Süryâniler, bu takvimi o yıllardan günümüze kadar kullanmışlardır. Bu takvimin miladi takvime göre 311 yıl fazlalığı vardır. Mozaiklerde tarih olarak verilen rakamdan 311 yıl çıkarmak suretiyle miladi karşılığı bulunur. İncelediğimiz 12 mozaikten sadece 5’inde tarih verilmiştir. Diğerlerinde ise mozaiğin yapı stili, süsleme tekniği ve yazıların tahliline göre tahmini bir tarihleme yapılmıştır.

Edessa’da yapılan mozaikler teknik ve üslûp olarak İran kökenli Parth sanatını yansıtır. Çerçeve motifleri ise Klasik Yunan-Roma repertuarından alınmıştır.

Süryânice sağdan sola doğru yazıldığı için biz de mozaiklerdeki yazıları sağdan sola doğru tercüme ettik. Mozaik yazıtlarının tercümesinde köşeli parantez içinde verilen kısımlar tarafımızdan eklenmiştir. Süryaniler, ölümden sonraki hayatın varlığına inandıkları için yazıtlarda mezar yerine “Ebediyyet evi” deyimini kullanmışlardır.

I- Abgar Mozaiği

1979 yılında Şehitlik Mahallesi’ndeki Çamlık Tepesi’nde bulunan bu mozaik, 1981 yılında Drijvers tarafından yayınlanmıştır. Mozaikdeki bayan figürü çalınmış olmakla birlikte mozaiğin tümü bugün yerin altında kalmıştır.

Zemini mozaik kaplı mezar odasının zemin ve mozaik ölçüleri 234x278 cm’dir. Mozaik, iki çerçevede beş kişiyi gösterir.

I- 1) Akrab oğlu Aşadu.
2) Ma’nu oğlu Abgar.
3) Aşadu oğlu Barsemyo.

II- 1) Barsemyo’nun annesi ‘Azil.
2) Ben Aşadu oğlu Barsemyo, bu ebediyyet evini benim için, çocuklarım için ve kardeşim için, efendim ve velinimetim Abgar’ın hayatı için yaptım.
3) Aşadu oğlu Hannan.

Mezarın kurucusu Aşadu oğlu Barsemyo’dur. Barsemyo’nun babası Akrab oğlu Aşadu’dur. Aşadu’nun karısı, Barsemyo’nun annesi olup ‘Azil’dir. ‘Azil, Urfa’daki birçok mozaik ve heykelde görülen Edessa kadınlarına özgü baş süsü (köfü) taşımaktadır.

Aşadu oğlu Hannan, Barsemyo’nun kardeşidir. Barsemyo, bu mezarı kendisi ve çocukları için olduğu gibi, onun için de tayin etmiştir.

Barsemyo kelimesinin Türkçesi “Köroğlu”dur. Aşadu adı “Arslan” manasındadır ve Arap şahıs adlarının en tanınmışlarından birisidir. Aşadu, Akrab’ın oğlu idi; bunun adı da genel Sami dilinde “Akrep”dir.

Abgar adı “Büyük karınlı” ya da “şişman” anlamındadır. Diğer Nebâti ve Palmira yazıtlarında da bu isim bulunur. Edessa’daki diğer kral adları da Arabi bir tanrı adı olan Ma’nu idi.

Bu mozaikteki yazılarda tarih verilmemiştir. II. yüzyılın sonları, III. yüzyılın ilk yarısına ait Edessa mozaikleri ile üslup yönünden benzerlik göstermesi, ayrıca Severus dönemi Antakya mozaiklerinde görülen çerçeve dekorasyonunun yer almasına dayanarak, bu mozaiği II. yüzyılın sonları ile III. yüzyıl başlarına tarihlemek mümkündür.

Ma’nu oğlu Abgar’ın Barsemyo tarafından “Efendim ve velinimetim” diye adlandırılmış olması, onun gerçekten emir gibi birisi olduğunu gösterir. Çünkü bu ünvan, hemen hemen Suriye-Mezopotamya sahralarında ve civarlarındaki emirlerin sadece kendilerine özgü birer hakları idi. Abgar’ın temsili tasviri de onun hükümdârâne bir vaziyette olduğunu gösterir.

Soğmatar şehri halkından Edessa kralına (Arap hükümdarına) bağlı olanlar, krallarına “Efendi ve velinimet” ünvanı veriyorlardı. Arap hükümdârları Edessa hânedânına aitti ve VIII. Büyük Abgar M.S. 177’de Edessa’da iktidâr mevkiine geçmeden önce Arap hükümdârı idi.

Bu delilleri sıralayan Drijvers’a göre, gerçeğe yakın olmakla birlikte bu mozaikte VIII. Büyük Abgar (177-212) tasvir edilmiştir. Barsemyo tarafından kendisi, çocukları ve kardeşler için yaptırdığı bu mezarda, Kral Abgar gömülü olmayıp, saygıdan dolayı sadece ismen anılmıştır. Bu nezaket, o dönemde toplumsal ve özel bir bağlılığı temsil ediyordu.

Drijvers’ın görüşüne karşılık J.B.Segal’e göre, mozaikde tasvir edilen şahıs Kral X. Abgar Ferhad (239-241)’dır. A.Cihat Kürkçüoğlu’na göre ise, bu kral Hz. İsa ile mektuplaştığına inanılan V. Abgar Ukkama (M.S. 13-50) olmalıdır.

II- Aftuha Mozaiği

1901 yılında Samsat Kapısı civarında bulunmuştur. Şimdi İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndedir. Tarihsiz olup muhtemelen III. yüzyılın başlarına aittir. Mozaik üç çerçeveden oluşmuştur. Yukarıdan aşağıya doğru başlayıp sağdan sola doğru yazıları şöyle tercüme edilmiştir.

I- 1) Germo oğlu Aftuha.
2) Sumo.

II- 1) Germo.
2) Aso.

III- 1) Bartalaha.
2) Ben Germo oğlu Aftuha. Bu ebediyyet evini kendim için ve çocuklarım için ve varislerime her zaman için yaptım. 3) Şalmet

III-Aile Portresi veya Mukimu Mozaiği

1952 yılında J.B.Segal tarafından bulunmuştur. Bugün kayıptır. Tarihsiz olup, muhtemelen III. yüzyılın başlarına aittir.

1) Mukimu eşi Ga’u.
2) Ma’nu kızı Şalmet.
3) Abednahay oğlu Mukimu.
4) Mukimu oğlu Az....
5) Mukimu oğlu ‘Abedşemeş.
6) Mukimu oğlu Ma’nu.
7) Mukimu kızı Amatnahay.

IV-V- Barba’şamin Oğlu Barma’na ve Gerno Oğlu Ma’na Mozaikleri

Bu çifte mozaik 1998 yılı sonlarında, Yakubiye Mahallesi’nde bir evde tarafımızdan keşfedilmiştir. Edessa mozaik sanatının nadide ve kendine özgü stilini yansıtan bu mozaikler maalesef bugün kayıptır.

Mozaiklerin bulunduğu içiçe iki mezar odasından ilkine iki basamaklı bir merdivenle inilmektedir. Kayaya oyulmuş mezar odasının iki arkosolu ve tavanı tahrip edilmiş ve yerine beton bir tavan ve briket duvarlar yapılmıştır.

a) Barba’şamın Oğlu Barma’na Mozaiği

Birinci mezar odasındaki mozaik kare biçiminde olup, figürlerin yeraldığı çerçeve 1.30x1.30 metre ölçülerindedir.

Mozaik tek çerçevede beş kişiyi gösterir. Figürlü çerçevenin kenarlarını sırayla dalga dizisi motifi ve ikili saç örgüsü motifi süslemiştir. Bunun kenarı da 10 cm’lik fon renginde bir aralık bırakılarak 8 cm’lik siyah bir bant-kuşakla çerçevelenmiştir. Bu genel çerçevenin üst kısmında, bej zemin üzerine 15 cm boyutlarında siyah taşlarla yapılmış ve pek iyi seçilemeyen iki adet rozete benzer bezeme görünür. Bunun da üst kısmında, pembe zemin üzerine 2 cm’lik siyah renkte kısa kenarları içbükey dikdörtgen bir çerçeve içinde 20 cm aralıklarla 4 adet flu bir bezeme daha yer alır. Bezemeli bölümün üst kısmı, ikinci mezar odasına geçişi sağlayan ve sonradan taş bir duvarla daraltıldığı anlaşılan girişin altında bulunduğundan, bu bezemelerin ne olduğunu tahmin etmek oldukça zorlaşmıştır.

Mozaikte tasvir edilen şahısların isimleri, ilgili şahısların solunda ve yukarıdan aşağıya doğru yazılmıştır. Figürlü çerçevenin belki yarısına yakın kısmı maalesef ev sahibi tarafından tahrip edilmiştir.

1) Sama’nın kızı.
2) Ma’nu oğlu Barkelbo.
3) Barba’şamin oğlu Barma’na.
4) ‘Ama’nın kızı.
) Gerno.

Sama’nın kızı, Man’nu oğlu Barkelbo’nun arkasında tasvir edilmiştir. Mozaikteki tahribat bu figürün de yarısını silmiştir. Sama’nın kızı, koyu gri renkte bir elbise içinde tasvir edilmiştir. Omuz, göğüs ve boyun kısmını çıplak bırakan elbisesinin gölge ve kıvrımları siyah renktedir. ‘Ama’nın kızı’nda bulunan ehram, burada da verilmiştir. Ehramın rengi sarı olup, kıvrım ve kenarları açık kahverengidir. Sama’nın kızı, başında bir Köfü taşır. Bu başlığın üzerinden aşağıya doğru bıraktığı bir yaşmak görünür. Saç rengi koyu kestane (belki kınalı) renginde verilmiştir.

Mozaikteki ikinci şahıs Ma’nu oğlu Barkelbo’dur. Barkelbo “Köpekoğlu” anlamındadır ve Tanrıların Köpeği Nergal ile ilgilidir. Barkelbo’nun yüzü oval ve siyah sakallıdır. Üzerinde tek parçadan oluşan koyu gri renkteki elbisesi ile mitarya benzer sade bir başlık taşır. Elbisesinin gölge ve kıvrımları siyahtır. Barkelbo’nun sağ eli göğsüne doğru, sol eli ise hafifçe kalkık bir durumda aşağıya doğru bırakılmıştır. Karın kısmından aşağısı maalesef tahrip edilmiştir.

Barba’şamin oğlu Barma’na ismindeki Barba’şamin, Barba’alşamin isminden gelmektedir ve Tanrı Ba’al ile ilgilidir. Barma’na ismine gelince; bu da eski bir Arap tanrısı olan Ma’nu isminin değişik bir versiyonudur, ama genellikle Ma’nu olarak kullanılmıştır. Barma’na, turuncu bir gömlek giymiş olup, elbisesinin kıvrım ve gölgeleri kırmızıdır. Başında gömleğiyle aynı renkte mitra gibi bir başlık taşır ve siyah sakallı olarak tasvir edilmiştir. Sağ omuzunda düğümlenmiş bir elbise bağcığı görülür. Barma’na, pantolon olarak şalvara benzer bir şey giyinmiştir.

‘Ama’nın kızı olarak adlandırılan bayan figürü, pembe bir elbise ile tasvir edilmiştir. Başında bulunan başlığa bağlı sarı renkte, vücudunun arka kısmından inen bir yaşmak ve sol omuzundan göğsünün alt kısmına inen sarı bir ehram taşır. Figürün orta kısmı tahrip edildiğinden kolları görünmez. Başındaki başlık, konik biçimdedir. Bu başlığa bölgemizde “Köfü” ismi verilir ve biraz değişiği halen bazı yaşlı-köylü bayanlarca giyilir. Saçları koyu kestane renginde (belki kınalı), örgülü ve omuzlarının üzerine dökülmüştür.

Mozaiğin sol baştaki figürü olan Gerno, ‘Ama’nın kızı’nın solunda ve omuzunun arkasında sadece baş ve omuz olarak tasvir edilmiştir. İsmi başının üzerinde, sağdan sola doğru yazılmıştır. Henüz çocuk olduğu anlaşılan Gerno’nun elbisesi yuvarlak yakalı ve koyu gri renktedir. Yüzü yuvarlağımsı olup saçları kahverengi ve kısadır.

Mozaikte tasvir edilen şahısların dikkati çeken kol pozisyonları belki özel bir durumu yansıtıyor olabilir. Ayrıca bu şahısların sırayla bu mezara gömüldüklerini de tahmin edebiliriz.

Birinci mezar odasının hemen güneyinde, daha önce arkosol olduğu tahmin edilen dar bir girişle ikinci mezar odasına girilir.

B) Gerno Oğlu Ma’na Mozaiği

İkinci mezar odasının arkosolları zeminden 5 cm. yukarıdadır ve 1.60 metrelik uzunluğa sahiptir. Mozaik ölçüleri birinci mozaik ölçüleriyle aynıdır. Mozaikteki şahıslar, bir kadın iki erkek olmak üzere üç kişiden oluşur. Kadın ayakta, iki erkek ise divana uzanmış bir şekilde tasvir edilmişlerdir.

İç çerçevede alt kısmı tamamen kaplayan bir divan (kline) görülür. Divanın üstünde ince bir minder ve iki ayrı yerde, figürlerin dirseklerini yasladıkları üçer adet üst üste konmuş yastık bulunmaktadır. Bir örtüyle örtülü divan, sol kenarı yarım daire, sağ kenarı ise dik bir şekilde son bulur. Örtü, koyu gri, bej ve pembe renklerden oluşur.

1) Ma’nu oğlu Barşamaş.
2) Gerno oğlu Ma’na.
3) Ma’na’nın karısı Rimay.

Sağ baştaki şahıs Ma’nu oğlu Barşamaş’tır. Barşamaş, “Güneşin oğlu” manasındadır ve en çok kullanılan bir isimdir. Barşamaş, divana sol dirseğini dayamış bir vaziyette ve elinde çift kulplu bir kâse tutmaktadır. Sarı ve bej renklerde yapılmış bir elbise giymiştir. Barşamaş, mitra benzeri bir başlık giymiştir. Bu başlık, üst kısmında içi bej renginde yapılmış bir topaçla sona erer. Barşamaş’ın yüzü oval ve bol sakallıdır. Sakalının gri ve siyah renkte yapılmış olması onu, mozaikteki en yaşlı adam olarak gösterir. Barşamaş’ın pozisyonundan anlaşıldığına göre bu mezar odasına gömülen kişi bizzat kendisidir. Cenaze Töreni Mozaiği’nde de böyle bir durum söz konusudur.

Mozaikte ortadaki şahıs Gerno oğlu Ma’na’dır. Ma’na, divana uzanık vaziyette tasvir edilmiştir. Sağ ayağı dizden kırılarak, biraz içeriye çekilmiş sol ayağın üzerindedir. Pembe bir gömlek içinde görünen Ma’na’nın göğsünden aşağı dizlerine kadar olan kısım tahrip olduğu için görünmemektedir. Gömleğinin renginde bir şalvar giymiştir. Sakallı ve ince bir yüze sahip olup başında herhangi bir şey taşımaz. Saç rengi kahverengi (belki kınalı) olup, sakalı ise koyu gri olarak yapılmıştır. Mozaikteki tahripten dolayı kollarının pozisyonunu bilemiyoruz; ancak kendisine göre sol dirseğini yastığa dayamış olabilir. Belki de sol elinde; daha önce bulunan Cenaze Şöleni mozaiğinde olduğu gibi yanında şahsa ikram ettiği içki kâsesinin altlığını tutuyordu.

Sol baştaki hanım “Ma’na’nın karısı Rimay”dır. Rimay, divanın arkasında ve muhtemelen ayakta tasvir edilmiştir. Başında, önceki mozaikteki ‘Ama’nın kızı olarak tanıtılan figürün aynısı bir Köfü vardır. Köfünün üzerinden aşağıya doğru inen sarı bir yaşmak görülür. Ayrıca sol omuzunu ve göğsünü kaplayan aynı renkte bir ehram giymiştir. Daha önce bulunan Edessa mozaiklerindeki bayan figürlerinin çoğunda yaşmak ve ehram bulunur. Edessalı kadınlar evlerinden çıkarken muhtemelen yüzlerini örtüyorlardı. Günümüzde nadir olarak buna benzer giyim tarzı ve örtünme halen devam etmektedir. Rimay, kırmızımsı bir elbise içindedir. Boynunda beyaz taşlarla yapılmış bir kolye bulunur. Sağ elinde bir çiçek tutar. Saçları kınalı, gölge ve kenarları siyah renkte olup örülmüş bir şekilde omuzlarının üzerine bırakılmıştır. Yüzü hafif pembe renkte gerçeğe yakın canlı bir formda verilmeye çalışılmıştır.

Her iki mozaikte tasvir edilen şahısların zengin veya soylu bir aile oldukları giyimlerinden bellidir.

Mozaikler üzerinde tarih verilmemiştir. Her iki mozaiğimiz de, 1991 yılında bulunan ve yayınlanan “Barhadad Mozaiği”ne stil ve yazı yönünden çok benzemektedir. Ayrıca III. yüzyılın başlarına tarihlendirilen mozaiklerdeki yazı stili ile mozaiklerimizdeki yazı stili hemen hemen aynıdır. Bunlara dayanarak, her iki mozaiğin III. yüzyılın başlarına ait olabileceği söylenebilir.

VI- Barhadad Mozaiği

1991 yılında Yakubiye Mahallesi’nde bir evde tarafımızdan keşfedilmiştir. Üzerinde tarih taşımayıp, muhtemelen III. yüzyılın başlarına aittir. Mozaik bugün Şanlıurfa Müzesi anbarındadır.

1) Mesa.
2) ’Abednu oğlu Barhadad.
3) Vail.
4) Barşuma oğlu Ruma hatırlansın.
5) Ruma kızı Hata.

VII- Cenaze Töreni Mozaiği

1956 yılında J.B.Segal tarafından Eyyûbiye Mahallesi’nde bir kaya mezarında bulunmuştur. Şimdi parçalanmıştır. Parçalarının bir kısmı Beyrut’ta bir antikacı pazarında görülmüştür. Tarih olarak eksik formda [54]9 yılı verilmiştir; bu da 238 yılına karşılık gelir. Mozaikteki yazılar yukarıdan aşağıya doğru dört ayrı yerde verilmiştir.

I- 1) [Beş]yüz[kırk]dokuz yılının Ağustos ayında. Ben Barba’şamin oğlu Zeydallat; bu mezarı kendim için ve çocuklarım için yaptım.

II- 1) Zeydallat’ın eşi Avi.
2) Zeydallat’ın kızı Kimi.
3) Barba’şamin oğlu Zeydalla
4) Zeydallat oğlu Barşalmo.
5) Zeydallat oğlu Ma’mi.

III- 1) Zeydallat kızı Z.......

IV- 1) Zeydallat oğlu M.......u.
2) Zeydallat oğlu Barba’şamin.

VIII- Gavsi Oğlu Balay Mozaiği

Samsat Kapısı’nın dışında bir mağarada bulunmuştur. Çizimleri 1890 yılında Euting tarafından yapılmıştır. Şimdi kayıptır. Tarihsiz olup, muhtemelen III. yüzyılın başlarına aittir. Dört çerçevede verilen mozaik yazılarının okunuş ve tercümeleri şöyledir:

I- 1) Gavsi kızı Şalmet.
2) Gavsi oğlu Balay.
3) Damay.
4) Sarkin.

II- 1) ’Abşay’ın eşi Kişat.
2) ‘Abşay’ın annesi Arhemta.
3) ’Abşay.
4) Mag....
5) ’Abedşuk.

III- Ben, Gavsi oğlu Balay; bu ebediyyet evini kendim için, çocuklarım ve varislerim için yaptım.

IV- 1) Balay oğlu Ani.
2) Ani’nin annesi Şalmet.
3) Samay.
4) Balay oğlu Barnabas.

IX- Orfeus Mozaiği

1956 yılında J.B.Segal tarafından Eyyûbiye Mahallesi’nde bir kaya mezarında bulunmuştur. Üzerinde eksik harfle 539 tarihi verilmiştir. Bu tarih, miladi 228 yılına tekabül etmektedir. Mozaik şimdi kayıptır.

1) Orfeus.
2) [Beşyüz]otuzdokuz yılının Temmuz ayında. Ben, Barnay oğlu Aftuha, bu ebediyyet evini kendim için, çocuklarım için ve varislerime her zaman için yaptım.

X- Üçayak Mozaiği

1956 yılında J.B.Segal tarafından Şehitlik Mahallesi’nde bulunmuştur. Mozaiğin ortasındaki yüzünün bir kısmı eksik olan Adona oğlu Hafsay”ın elinde tuttuğu üç ayaklı bir eşyadan dolayı mozaiğe bu isim verilmiştir. Bugün tahrip edilmiş olup, bazı parçaları Aziz İrene/İstanbul’da saklıdır. Tarihsiz olup, muhtemelen III. yüzyılın başlarına aittir.

1) ...........Gebbay.
2) Adona oğlu Hafsay.
3) Şelam’ata oğlu Gebbay’ın oğlu Adona, bu ebediyyet evini kendisi için yaptırdı.
4) Her kim, onun çoluk çocuğunun ve yasının acısını kaldırırsa, onun ataları için mutlu bir sonraki hayatı olacaktır.
5) Gebbay oğlu Adona’nın kızı ‘Adita.

XI- Zenodora Mozaiği

1881 yılında Urfa’da kopye edilmiştir. Üzerinde eksik olarak 570 tarihi verilmiştir; bu da miladi 259 yılı eder. Bugün kayıptır. Kitabe tercümesi şöyledir:

“[Beşyüz]yetmiş yılının Şubat ayında, [ben] bu ebediyyet evini kendim için ve çocuklarım için yaptırdım. ........Ben Bar’ata oğlu ‘Abednahay........ Za’rura kızı, Bara’ta’nın eşi.”

XII- Zümdüd-ü Anka Mozaiği

1956 yılında J.B.Segal tarafından Eyyûbiye Mahallesi’nde bir kaya mezar içinde bulunmuştur. Şimdi kayıptır. Üzerinde tarih olarak Seleukos takvimine göre 547 rakamı verilmiş olup bunun miladi karşılığı 236’dır.

1) Beşyüzkırkyedi yılında, bu ebediyyet evi Barko oğlu Barşemeş [anısına], kendim için ve çocuklarıma ve her zaman için yapıldı.
2) Zümrüd-ü Anka.





 
Bu site Kültür ve Turizm Bakanlığı Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanmıştır.
Bu sayfa 207 kez gösterilmiştir.