Türk Halk Oyunlarında Araştırma-Derleme İlkeleri, Yayın Haline Dönüştürülmesi ve Değerlendirilmesi, Sosyal Çalışmalarda Kullanılması, İletişim, Bilgi, İlgi Teşkilatlanma Sorunları - Ahmet ŞENOL

I. Uluslararası Atatürk ve Türk Halk Kültürü Sempozyumu Bildirileri

Cumhuriyetin İlk Yıllarında Geleneksel Türk Tiyatrosu

Mevlüt ÖZHAN ( Türkiye )

Son yüzyılımızda Türk Halk Oyunları konusunda, birçok derlemeci ve araştırmacı, Anadolu insanımızı ve çevresini tanımak, birlikte yaşadığı olayların ilişkilerini ve etkileşimlerini incelemek, bunun için bilinen ve bulunabilen malzemelerin bir araya getirilmesini sağlamak üzere, izledikleri yöntemler sonucu biriktirdikleri çok değerli halk kültürü bilgilerinin günümüze kadar taşınmasında büyük katkıları olmuştur. Özellikle Cumhuriyetle birlikte yapılan derlemeler, bu günde incelemeyi ve değerlendirmeyi bekleyen halk kültürü malzemeleri olarak görülmektedir.

Bilinen ürünlerin elde edilmesinde izlenen derleme-araştırma ilkeleri doğrultusunda kaynaklara ulaşılması ve seçimin yapılarak derlemelerin gerçekleştirilmesi, çoğu kez malzemenin tam olarak elde edilmesini engellemiş olsa da, eldeki derlemeci ve araştırmacıların yeterliliğini, imkânsızlıklarını da hesaba katmak gerekmektedir. Son yüzyılda yapılan küçümsememek, ancak durumu sorgulamak ve tespiti netleştirmek, yapılanların envanterini çıkarmak gereklidir.

Türkiye'nin genel sorunlarından birisi olan okumamak ve incelememek hastalığını ortaya koyarak teşhiste bulunmak bizleri daha sağlıklı sonuca götürebilecektir. Türk dünyasında yapılanlar ile Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet döneminde halk oyunlarımızın derlemesi adına yapılan güzel çalışmaları takdir etmemizi sağlayacaktır.

Bu anlamda Türk Halk Oyunlarının bilimsel usullerle derlenmesi ve arşivlenmesi, bu değerlerin yayın haline getirilip, bunların değerlendirilmesinin yapılması, halk oyunlarımızın diğer bilim dallarına bu vesile ile yapacağı katkıların belirlenmesi doğru olacaktır.

Bilindiği üzere; bir toplumun kültür ürünlerini inceleyen halk biliminin diğer bilimlerle de ilişkisi vardır. Toplumun zaman sürecindeki sosyal sorunlarına, bilimsel yöntemlere uyularak, çözüm bulunması çalışmaları uzun yıllardır devam etmektedir.

Halk bilimcilerde bilgi edinme çabalarını son yıllarda sosyal olaylara yönelterek, onun sorunlarını çözecek ya da erteleyecek gerekçeler aramışlardır. Halk bilimi içinde doğan ve onun içinde gelişen halk oyunlarımızın da bütün bilgi edinme kaynaklarından etkilendiği, bu çabalardaki ortak payda olan bilgilenme sonucunda, kontrollü değişkenlerin değil, toplumun ihtiyacı olan yönelmelere yardımcı olunması sentezlerine ulaşılmıştır.

Ne yazık ki ülkemizde de güçlüklerin çoğaldığı, sosyal patlamaların olduğu dönemlerden sonra, halk oyunlarının kullanım alanının sosyal çalışmalarda da değerlendirilmesi fikri, eğitimde, kültürde ve diğer alanlarda ancak son yıllarda uygulamaya konulabilmiştir.

Halk oyunları araştırmalarının, sosyal çalışmalardaki rolü içinde değerlendirmenin, bizleri daha iyi sonuçlara götüreceği kanaatindeyim. Günümüzde halk oyunlarıyla ilgili yapılan çalışmalar öğrenim sürecsinde gençlerin doğal ve içgüdüsel tepkilerine uygun olarak verilmekte, bu çalışmalar bireyin organik, sinir-kas, zihinsel ve duygusal gelişimine katkı sağlamaktadır. Halk oyunlarının sosyal çalışmalarda kullanımı sayesinde, kişinin kendini tanıması ve tanıtması, yeteneklerini geliştirmesi, vücudunu ve sağlığını koruması, organizmasını en iyi biçimde kullanması, toplumsal davranışlar elde etmesi amaçlanmaktadır. Sosyal çalışmalarda halk oyunları; kişide ruhsal ve düşünsel davranış olarak, etkinlik, cesaret, kendine güveni yaratmakta, artan ögrenme ve başarı arzusu, bencillikten kurtulma-işbirliği bilincinin kuvvetlendirmesini güçlendirmekte, bu çalışmaların sonucunda da sorumluluk duygusunun geliştiği gözlemlenmektedir.

Günümüzde konu ile ilgilinenen kurum kuruluşlarda (özellikle konservatuarlarda) halk oyunları bilimsel ve objektif cepheden, biyolojik-psikolojik, sosyolojik ve felsefi açıdan irdelenerek, halk oyunlarının teknik çalışmaları yürütülmektedir. Bu çalışmalar, kişinin sosyal düzen içindeki değerinin ve öneminin artmasını sağlamaktadır. Bu da kişinin mutlu olmasını aynı zamanda kişinin beden sağlığını korumayı, geliştirmeyi, enerjisini dengeli kullanabilmeyi sağlamaktadır. Halk oyunları çalışmalarına katılan bireyler, yaptıkları bütün oyunların alıştırmaları, bedensel faydaları elde etmede yardımcı olmaktadır. Duruş alışkanlıkları, vücut organlarının kullanımı vb. kişinin sosyal faaliyetlerinde kendine olan öz güvenini artırmaktadır.

Ülkemizdeki halk oyunları çalışmalarının Türk kültürünün oluşumundaki katkısı, Anadolu insanının hoşgörülü, uyumlu vb. iyi duyguları bünyesinde barındırmasına imkan sağlamıştır. Sosyal faaliyetler nedeniyle okullarda, dernek ve vakıflarda, kurum ve kuruluşlarda yapılan halk oyunları çalışmaları, insanımızın oyun dışı zamanını da etkilemektedir. Son yirmi yılın çalışmalarında halk oyunlarımız kültürel içerikten ziyade sosyal yanı ağır basan bir faaliyet olarak göze çarpmadır. Bu da halk oyunlarıyla uğraşanların kişisel anlayışları sonucu oyunlardaki değişiklikten kaynaklanmakta, estetik değer ve anlayışlarda sürekli değişime uğramaktadır. Sosyal açıdan bu değişimin sosyal çalışmalara da yansıdığı görülmektedir. Ancak bu yansımanın gerektiği ölçüde olamadığı da bir gerçektir. Kalabalıklaşan ve her konuda kendine yabancılaşması için adeta yarışılan toplumumuz, kendi kültürü içinde halk oyunlarını gerektiği şekilde değerlendirememektedir. Nüfusun üçte ikisine yakın bir bölümünün şehirlerde yaşaması, kültürel değerlerin toplumsal yaşama adaptasyonunun hala yeterince yapılamaması, sunî kültürel çatışmaların ortaya çıkması sonucunu doğurmaktadır. (Yüksel Caddesi Gençliği)

Sonuç olarak; sosyal çalışmalarda halk oyunlarının yoğun bir şekilde değerlendirilmesinin, yararlı olacağını umuyorum.

Halk oyunları, tüm karar sistemlerini ve bilimsel çalışmaları etkileyen, toplumun yapısal değişikliklerinde etkisi olan bireylerin sosyal isteklerinin oluşturmasında etken, halk biliminin bir alt öğresidir. Amaçları ve içerdiği konuları itibarı ile karışık bur oluşumu içeren halk oyunları, bütün aşamalarında ifade bütünlüğünü yansıtır. Bu ise, halk oyununun vurgulamak istediği kültürel formu, sanatsal bir unsur içinde sunulmasını sağlar.

Halk bilimi açısından da bakıldığında, halk oyunlarını incelemek ve irdelemek için, "Oyun" ile ilgili bilgileri derlemeye, açıklamaya ihtiyaç bulunmaktadır. Bu amaçlı olarak oyunla ilgili kuramlar halk bilimciler tarafından da titizlikle incelenmektedir. Bu çerçeveden bakıldığında halk oyununun anlatmak istediği mesajların incelenmesi, sınıflandırılması ayrı bir önem arz etmektedir.

Türk Halk Oyunları pek çok geleneksel kültür öğresi gibi iletişimin sağlanmasında da kullanılmaktadır.

Nüfusumuz ile ilgili bilgilere bakacak olursak, kalabalıklaşan (1990 Nüfus sayımında genç toplumumuzun nüfusu 56.473.000 idi. 7611, 829 ilçe, 690 bucak, 35.532 köy idari yapıyı oluşturmakta, bu nüfusun %59'u (33.326.000) şehirlerde % 41'i (23.147.000) köylerde ikamet etmektedir. 1995 yılında nüfusumuz 62.520.000 olmuş, ilk sayısı 1997'de 80'e çıkmış, 2000 yılında da nüfusun 70 milyon olması beklenmektedir) ve her konuda kendine yabancılaşması için çaba sarf ettiğimiz toplumumuz, kendi hülk kültürü içinde halk oyunlarını değerlendirememekte, nüfusun 2/3'ine yakın bir bölümü kentlerde yaşamasına rağmen, kültürel değerler kent sosyal yaşamına adapte edilememekte, kültürel çatışmaların ortaya çıkması kaçınılmaz görülmektedir.

Kavram kargaşasının devam ettiği günümüzde halâ zaman unsuru değerlendirilememektedir. Kamu ve özel sektörün elindeki olanaklar, halk oyunlarının sağlıklı bir şekilde araştırılmasında derlenmesinden yeterince kullanılamamaktadır. Çünkü iletişim de de kullanılan halk oyunların derlenmesinden sonra elde edilen malzemenin sınıflandırılarak çözümlenmesini ve yorunlanmasını yapmak gerekmektedir. Şu anda ülkede eldeki mevcut derlenmiş malzemenin de sağlıklı bir dizini kataloğunun acilen oluşturulması gereklidir. Çünkü böyle bir çalışma, bugüne kadar elde edilen malzemenin işe yaramaz ve kullanışsız bir yığın olmasını engelleyecek, hem de bundan sonra yapılacak derlemeleri de düzenli bir standartlaşmaya götürecektir. Günümüzde bunlarla birlikte yapılacak iş eldeki malzemenin çözümlenmesi ve yorumlanmasıdır. Halk oyunlarımız halk kültürümüzün göstergeleridir. Bunun için halk oyunları üzerine yapılacak bilimsel çalışmalar, içindeki kültürel değerlerin, değerlendirilmesini ve yorumlanmasını sağlayacaktır. Bu ise halk oyunları aracılığıyla, iletişimi de sağlayan toplumsal kurallar ve değerlerin irdelenebilmesini sağlamak için iyi bir ortam hazırlayacaktır. Böyle bir tartışma ortamının sağlanması, kültürel çözümlemeleri de beraberinde getirecektir. Halk oyunlarımız halk kültürü içinde önemli bir unsurdur. İletişimi de sağlayan bu öğe, içinde yaşamın kültürel değerlerini, o kültürel öğenin yapısını özelliğini koruyarak insanların birikimlerini, yaratıcı özgün özellikleriyle ortaya koymaktadır.

Günümüzde insan, doğumundan itibaren son nefesine kadar ki geçen yaşam sürecinde, sürekli bir şeyler öğrenmekte ve onu işlemektedir. Öğrendiklerini biriktiren ve bunların sentezini yapabilen insan, halk kültürü öğelerinden de etkilenmektedir. İnsan; halk kültürü unsurlarını görerek, duyarak, sezerek algılamakta, bu bilgileri saklama, seçme ayıklama, birleştirme, düzenleme ve kodlama diyebileceğimiz bir yeteneğe sahiptir. Geçmişte yaratılanlar ile günümüzdeki dinamik kültür unsurları, insan yaşamını kolaylaştırmakta, ona yön vermekte ve estetik duygularına hitap etmektedir. Şartlar insanın bilgiye hakim olmaları gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu ise ortaya konulan bilginin doğru ve algılanabilir olmasıyla mümkündür. Bu sayede doğru sentezlere ve sonuçlara varmayı düşleyen günümüz insanı, çevresiyle duyarlı olmak ve onu anlamak zorundadır. Son çeyrek yüzyıla baktığımızda, üzerinde yaşadığımız Anadolu'nun, asırların birikimi kültürleri bağrında barındırdığını ve bunun çevre ülkelere de uzandığını görüyoruz. Bu sempozyum ile Türk halk oyunlarının incelenmesinde yeni ufuklar çerçevesinde irdelenerek yorumlanmasında, kolaylıkların sağlanacağı inancındayım. Anadolu insanın gelişimindeki bütün dönemlerinde, özündeki kültür değerlerini taşımada, halk oyunlarını değerlendirmiştir. Halk oyunlarımızda bir çok sanat eserinin uygulanmasında yardımcı olmuştur. Halk oyunlarımızın yorumlama süreci sonunda bir sanat faaliyeti, estetik kaygılarla bir anlam kazandırma amaçlı olarak sahnelenmesi sonucunda da özlemlerimizle, isteklerimize göre sunulması dileğimdir.

Son yıllarda eksikliğini hissettiğimiz diğer bir konu da ilgidir. Bu duruma iki noktadan bakmak doğru olacaktır. Birinci konu ikincisi ise konuya hizmet edenlerdir. Sürekli tartışılan birinci hususu bir tarafa bırakacak olursak, konuyla ilgilenenlerin ve kurumların birbirleriyle büyük ölçüde diyaloglarının olmadığı, insani ilişkileri bile yaşayamadıkları acı bir gerçektir. Kurumlar arasında olması gereken "ilgi" süratle iyileştirilmelidir. Birbirinden kopuk çalışmalar bizleri iyi noktalara götüremeyeceği net olarak bilinmelidir.

Türk halk oyunlarında kullanılan pek çok terim ve kavram, halk oyunlarının duygu / düşünce ve davranışlarının temelini oluşturur. Sağlıklı bir faaliyet olabilmesi terimlerin açık ve anlaşılabilir olmasıyla mümkündür. Bu konudaki yapılan ve yapılmakta olan çalışmalar, halk oyunlarımızı iyi noktalara taşıyabilecektir. Ülkemizde çeşitli kurumlarda halk oyunları eğitimi adına gerçekleştirilen programlardan, iletişim araçlarında kullanılan terimlerden, dikkatsiz/ilgisiz/sorumsuz ve duyarsız tavırlara kadar her unsur, halk oyunları terimleri konusunda bulanıklık yaratmaktadır. Bu durum öncelikle Anadolu'da sonra Türk dünyasında kavram kargaşasına neden olmaktadır.

Halk oyunlarını değerlendirirken, sadece onun sahnelenmesi açısından olan sorunlarına bakılmaktadır. Diğer hususlara özellikle hoşgörülü davranışlara ve barışçıl davranışlara yönelmelere dikkat edilmemektedir. Bu nedenle halk bilimi açısından halk oyunları çalışmalarına bakmak, halk biliminin diğer öğelerinden yararlanmak uygun olacaktır.

Bu arada izahı gereken konu olan halk oyunlarının bir bütün olarak teşkilatlanmasıyla ilgili olarak, örgütlenmedeki tıkanıklıklar, birlikte hizmet edememe, hizmet edenleri teşvik ve takdir, başta gelen problemlerdir. Konuyla ilgili kurumlar-kuruluşlar-üniversiteler-kişilerarası uyum ve iletişim, en sıhhatli bir şekilde sağlanmalıdır.

Değerlendirmedeki diğer sorunlara gelince, yöresel derlemelerin yanı sıra oyun yaratmaların sıhhatli bir şekilde yapılabilmesi mümkün olabilecektir. Sivas'ın Abdurrahman Halayı, Bayburt'un Mehmet Turan barı, Selim Sırrı Tarcan'ın yarattığı Tarcan Zeybeği bu tür oyunlardır. Bugün büyük kentlerdeki halk oyunları çalıştırıcılarının yeni oyun yaratma zevk ve yaratıcılıkları yoktur. Yaptıkları çeşitli oyunların figürlerini biraraya getirmekten ibarettir. Anadolu'daki çalıştırıcıların yaptıkları ve derleme çalışmalarıyla, ortaya koydukları yöre oyunlarında, daha şuurlu davrandıkları gözlenmektedir. Halk oyunlarıyla ilgilenenlerde göze çarpan bir diğer eksiklikte Türk edebiyatın bilmemeleridir.

Son olarak halk oyunlarıyla ilgilenenlerin, bilgilerini, eksikliklerini, aksaklıkları ve yeniliklerini bilinçli şekilde oluşacak kaynak kitaplardan öğrenmeleri gerekmektedir. Halk oyunlarıyla ilgili eksikliklerin ve sorunların çözümüne, barış ve hoşgörü kültürüne herkesin katkıda bulunması dileğimdir.





 
Bu site Kültür ve Turizm Bakanlığı Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanmıştır.
Bu sayfa 4823 kez gösterilmiştir.